Candeğer Furtun

Candeğer Furtun 1936 yılında İstanbul'da doğdu. 1941-1947 yılları arasında Şişli Terakki Lisesi İlkokulu, 1947-1952 arasında İngiliz Kız Ortaokulu ve 1952-1953 yılları arasında ise İngiltere'de Brighton School for Girls'de eğitim gördü. Türkiye'ye dönünce 1954-1957 yılları arasında İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Orta Resim Bölümü Nurullah Berk Atöylesi'ni tamamlayıp takip eden iki yıl içinde aynı kurumun yüksek seramik bölümünden mezun oldu. İstanbul Üniversitesi'nin kimya bölümünde özel izinle kil ve mineral alanında çalışmalar gerçekleştirdi. Ardından Eczacıbaşı Seramik Fabrikası Sanat Atölyesi'ne geçti. 1962 yılında Fullbright bursu ile Amerika Birleşik Devletleri'ne gitti. 1963'de Amerikan El Sanatları Okulu Seramik Bölümü'nde yüksek lisansını tamamladı. Aynı yıl içerisinde Worcester El Sanatları Merkezi’nde kendi alanında dersler verdi.Türkiye'ye döndükten sonra 1964 yılında kendi atölyesini kurdu.1965 sonrasında İstanbul'da bulunan atölyesinde çalışmalarına devam etti.

Sanat hayatının ilk yıllarında işlevsel biçimler üzerine yoğunlaştı. 1960'lı yılların ortalarından itibaren ise bu özelliğinden vazgeçerek önce plastik özellikleri öne çıkaran kaplara ardından da organik ve doğal figürlere yöneldi. Bu değişimle düzenlediği bir sergiye katılan seramik sanatçısı Sevim Çizer kendisinden etkilen isimlerden biri oldu. 1970'li yıllarda Hamiye Çolakoğlu, Atilla Galatalı, Güngör Güner, İlgi Adalan, Mustafa Tunçalp, Erdinç Bakla ve Jale Yılmabaşar gibi sanatçılar ile seramik sanatına canlılık ve yenilik getiren isimlerden biri oldu. Önceden denediği organik figürler 1980'lerde zaman zaman figürü andıran, dairesel ve ince hatların hakim olduğu kabartmalar halini aldı. Bu yıllarında verdiği eserler daha fazla hacim kazanarak çerçeve sınırlarını zorlar hale geldi. Sanatındaki bu değişimlerinin ardından serbest biçim anlayışına 1990'lı yıllarda ulaştı ve ilk serbest ürünleri sayılan kol, bacak ve el dizinlerini gerçekleştirdi. Son dönem çalışmalarında ise insan bedeni parçalarına ve bunların tekrarlarından oluşan kompozisyonlara yer verdi.