Beasts and Pieces

15.04.2026 - 23.05.2026

Conceptual Fine Arts

Ahu Akgün / Alix Marie / Aylin Zaptçıoğlu / Beril Nur Denli / Betty Danon / Candeğer Furtun / Deniz Bilgin / Eda Gecikmez / Füreya Koral / Katrien De Blauwer / Kyriaki Mavrogeorgi / Mehtap Baydu / Melike Abasıyanık Kurtiç / Necla Rüzgar / Nermin Kura / Phoebe Cummings / Serpil Mavi Üstün / Yaren Yıldız / Yasemin Özcan / Yıldız Moran

 

Galeri Nev, 15 Nisan – 23 Mayıs 2026 tarihleri arasında, on beş yıldır çağdaş sanat galerileri için rezidans davetleri yapan Milano Conceptual Fine Arts’ın Türkiye’den ilk davetlisi oluyor. Rezidansa ait sergi mekânına yerleşecek olan sergi “Beasts and Pieces”, Türkiye’den ve dünyadan Galeri Nev’e yakın pek çok sanatçı kadını bir araya getiriyor. Özellikle seramik ile çalışan ya da seramik üzerine düşünen isimlere odaklanan sergi, kırılmış, yaralanmış, dağılmış, parçalanmış bedenlerin yeniden bir araya gelişleri olasılıklarını araştırıyor. Eserler, melez yaratıklar ya da türler arası tahayyüller sunarak, insan ile hayvan arasındaki ayrımın da bilinçli olarak bulanıklaştığı ya da çözüldüğü bir dünyayı sahneye taşıyor.

Birbirinden çok farklı malzemeler ile çalışan kadınlar, seramiği tuval yüzeylerine, heykelsi formlara, mekânsal müdahalelere ve fotoğrafa taşıyor. Çatlayabilen, kırılabilen ve yeniden biçimlendirilebilen kilin doğası, bir yandan bedenlerin savunmasızlığına diğer yandan doğanın dayanıklılığına, iyileşme ve varlığını sürdürme kapasitesine ayna tutuyor.

Parçalar, bir zamanlar tapınaklara bırakılan, iyileşme ve korunma dilekleriyle yüklenen adak nesnelerinin (ex-voto) şifalandıran etkisini de hatırlatıyor. Diğer yandan, güçlerini insanın ötesinden alan figürler, koruyucu ruhların ve mitolojik varlıkların izlerini taşıyor. Tek bir masa üzerinde birlikte sunulan ‘parçalar’, genişlemiş tek bir bedenin uzuvları olarak da okunabiliyor. Adeta kolektif bir varlık oluşturuyor. Bu bütünlük, sanatın ta kendisinin bizzat sanat dünyası içinde kopmuş, uzaklaşmış, ayrılmış ya da parçalanmış olana karşı koyabilme gücünü hatırlatmayı da amaçlıyor.

Sergi, tekdüzelik yerine çoğulluğu vurguluyor ve farklı kuşakların pratiklerin yakın temas içinde bir araya geldiği bir bolluk estetiği taşıyor. Birbirinden bağımsız bu eserlerin görsel ve kavramsal zenginliği, yeni olanakların önünü açıyor. Bir araya geldiklerinde ise yalnızca Galeri Nev’in kırk yıllık tarihine değil, aynı zamanda Türkiye’de yazılabilecek farklı sanat tarihlerine de ışık tutuyor.